26 Ağustos 2009 Çarşamba

cikolata oldum... :-)

Nihayet bende tatile cikabildim. Bir güzel yüzdüm, gezdim, yandim ve geldim.
Isyerindekiler kötü kötü baktilar, arkasindan ic cekerek baslari öne egik gittiler.
Ne yapim, elimde degilki, bu hafif bronzlasmada pek yakistiysa benim kabahatim ne? :-)
Sayili zaman, bagli oldugun insanlar, aile ortami derken gecti bitti.
Olsun bunada sükür güzeldi, Kusadasi yaptik son üc gün Foca, ne sirin yermis eski adiyla Phokia. Sanki Bosrum, Cesme gibi yerlerin miniyatürü. Farkli olan sadeligini, safligini yitirmemis, turist kaynamiyor, esnaf turistler tarifindan simartilmamis, kendi milletinede insan gibi davraniyor. Havuz basinda seni eglendirmek maksatiyla sürekli su oyun, bu oyun diye sürükleyen animasyonun eksikligi ve sürekli bu aksam nereye kizlar diye bagiran allah vergisi varliklarin olmayisi pek dinlendiriciydi. Aslinda bu beni biraz ürküttü. Niyemi? Ben bunlardan artik hoslanmiyor, hatta rahatsiz oluyor ve aile ortamini tercih ediyorsam bu ne demek? Evet, maalesef, dile getirmek hicde kolay degil, zaten anlayan anladi, neyse....

29 Haziran 2009 Pazartesi

Geldim...

Yeni sehir, yeni hayat, tasindim, derledim topladim. Ama halen daginik cok sey var. Aklim, basim, kalbim, bunlari derleyip toplamak bir ev düzmekten cok daha uzun ve zahmetli ama en az onun kadarda eglenceli, heyecanli. Vakit gecerken gelecek planlari yapiyoruz, geriye baktigimizda vakit ne cabuk gecmis diyoruz, vardigimiz noktaya baktigimizda ne kadar az veya cok yol aldigimizi görüyoruz.
Hayat, biz plan yaparken gerceklesendir! Yelkenleri actik yeni ufuklara, maceralara, hayatlara. Güzeldir paylasmak, güzeldir dinlemek, güzeldir anlatmak, dinleyen varsa. Bazen hic ummadigin insan dinler ve anlar, hic beklenmedik bir anda umut verir. Dost olur, cünkü oda dinlenildigi icin sevinir. Hosgeldim yeni hayatima.....